KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/12779 E., 2015/13045 K.·Haksız Eylem Nedeniyle Tazminat Kişilik Haklarına Saldırı Matufiyet Olgusu Manevi Tazminat Tutarının Yüksek Takdiri
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2015
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 4
BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 47
BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 49
TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 56
"İçtihat Metni" Davacı H.. T.. vekili Avukat N.. Ş..tarafından, davalı K.. K.. aleyhine 06/06/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Mahkemenin bozmadan önceki kararında, matufiyet olgusunun bulunmadığı yolundaki gerekçe yerinde ise de; bu kararın, Dairemizce matufiyetin mevcut olduğu ve uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş olması karşısında; uyulmakla usuli kazanılmış hak oluşturan bozma ilamı nedeniyle, davanın reddi yönünde bozma kararı verilmesi olanaklı görülmemiştir.
Ancak, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; matufiyet olgusuna ilişkin açıklanan yargısal süreç ve gösterilen ilkeler gözönünde tutulduğunda, takdir edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece, daha alt düzeyde bir miktar takdir edilmesi gerekir. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/12779, K. 2015/13045, 16 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama