KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/1291 E., 2015/4086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2015
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar Sağlık Bakanlığı ve diğeri aleyhine 26/03/2014 gününde verilen dilekçe ile tedavi hatası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet ve görev yönünden reddine dair verilen 05/06/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, tedavi hatası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Bakanlık yönünden idari yargı görevli olduğundan, davalı ... yönünden ise husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, karar davalı Sağlık Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, rahatsızlığı nedeni ile Bulanık Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğunu, kendisine davalı hemşire tarafından yapılan iğnenin sinirine gelmesi üzerine ayağının sakat kaldığını beyan ederek uğradığı maddi ve manevi zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar davanın görev ve husumet yönlerinden reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Sağlık Bakanlığı yönünden görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davalı ... yönünden, kamu görevlisi olması nedeniyle Anayasa 129/5. maddesi uyarınca husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davanın adli yardımlı olmasından dolayı kendini vekille temsil ettiren davalı Sağlık Bakanlığı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinde Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur hükmü bulunmaktadır. Aynı kanunun 331/2 maddesinde; ''Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." biçiminde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıdaki yasal düzenleme hiç kuşkusuz adli yargı yerinde görülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında uygulanmalıdır. Açıklanan maddede "davaya bir başka mahkemede devam edilmesi" hali düzenlenmiştir. Oysa yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarında, davaya başka bir mahkemede devam edilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamı niteliğinde değildir.
Buna göre, davacı davasını, yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre görevsiz yargı yerinde açmış ise "yargı yolu bakımından görevsizliğe" dair verilecek kararla birlikte; vekalet ücreti yönünden de hüküm kurulması gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekir ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK' nun geçici 3. maddesi uyarınca temyiz hükümleri bakımından halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/1291, K. 2015/4086, 2 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama