KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/13557 E., 2017/8391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/12/2012 gününde verilen adli yardım talepli dilekçe ile ölüm nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacılardan ... ve ... yönünden, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kasten öldürme eyleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne; maddi tazminat istemlerinin ise davacılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davacılar ... ve ... yönünden reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davacıların babasının 26/08/1996 tarihinde amcaları olan davalı tarafından öldürüldüğünü, ceza davasında davalının mahkumiyetine karar verildiğini, sonrasında 2001 yılında aftan yararlanmak suretiyle tahliye edildiğini belirterek davalının eylemi sonucunda oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmini isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, dosyada alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davacılardan ... ve ... yönünden maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, ... ve ... yönünden haksız eylem nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatını gerektirecek bir durumları olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Haksız eyleme dayalı tazminat davalarında olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1. (... 72) maddesine göre öngörülen zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükarda 10 yıldır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıların babasının kasten öldürülmesine yönelik suç tarihinin 26/08/1996 olduğu, davalı hakkında ağır ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda verilen kararın 11/08/1998 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacılar tarafından 24/12/2012 tarihinde maddi ve manevi tazminat davası açıldığına göre, kararın kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/13557, K. 2017/8391, 18 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama