KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/13966 E., 2017/5811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ltd. Şti. aleyhine 28/04/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, alacağın %20’si olan 2.236,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptali davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız ve alacağın likit olması zorunludur.
Dosya kapsamından; davacı ... tarafından su kullanım bedelinin ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı Birliğin alacağının hesaplandığı, alacağın başlangıçta belirli olmadığı, çözümünün yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru değildir. Ancak; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/13966, K. 2017/5811, 12 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama