KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/14252 E., 2017/7554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/11/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalının kardeşi olduğunu ve babalarından kalan fındıklıktan elde edilen ürünün gelirinin tüm kardeşleri arasında paylaşıldığını, müvekkilinin payına düşen tutarın müvekkiline ve diğer iki kardeşe ulaştırılmak üzere dava dışı ... tarafından davalıya verildiğini, davalının erkek kardeşi ...’ye payını verdiğini, müvekkiline ise payını vermediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibine başlandığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyanla haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı, davalı ve davadışı ... arasında havale ilişkisi bulunduğu, davalının davacıya çekincesiz parayı ödeyeceğini bildirmediği, bu halde davacının ifa ile yükümlü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının şikayet edilmesi üzerine yapılan soruşturma sırasında ... Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde, diğer kardeşlerine de paylarını vermek üzere 40.000 TL’yi ...’den aldığını, ancak ...’nin kendisine belgesi olmayan ve önceye dayanan borcunun olduğunu beyan ettiği, davacının ise tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile dava dışı ...’den alacağının bulunduğunu ve bu alacağın davalı tarafından kendisine ödenmesi gerektiği hususunu kanıtladığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/14252, K. 2017/7554, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama