KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/14879 E., 2016/814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ..... ve diğeri aleyhine 03/04/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... .... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı .....'nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, .... Konutlarında doğalgaz ısıtmalı kaloriferin ilk yakım denemesi sırasında patlaması sonucu malul kalacak şekilde yaralandığını, oluşan zararda kusurunun bulunmadığını belirterek, oluşan zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar, meydana gelen olayda bir kusurları olmadığını beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, kazanın oluşumunda davalı şirketlerin toki konutlarının kalorifer montaj işini sözleşme ile aldıkları ve %15 oranında kusurlu bulundukları gerekçesiyle davacı zararının bu oranda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. (TBK/61) maddeleri gereğince birlikte bir zarara yol açanlar, zarara uğrayana karşı dayanışmalı (müteselsil) olarak sorumlu olup zarar gören, eyleme katılanların tümünün dayanışmalı olarak sorumlu tutulmasını isteyebilir. Davalıların kusur oranları kendi aralarındaki rücu davasında gözetilecek olgulardandır.
Davaya konu olayda; tarafların, davacıda %12.2 oranında maluliyet oluşmasıyla sonuçlanan kalorifer kazanının patlaması olayındaki kusurlarının belirlenmesine dair alınan 27/02/2014 ve 07/02/2014 tarihli raporlarda davacının kusursuz olduğu belirlenmiş, devamında da kalorifer kazanının, monte edilmesi ve kullanımı aşamasında sorumlu olan davalılar ve dava dışı kişilerin kusur oranları tespit edilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere davacı kusursuz olup, dava dilekçesinde de zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğine göre davalılar oluşan zararın tamamından davacıya karşı sorumludurlar.
Mahkemece davacının meslekte kazanma gücünü sürekli kaybı nedeniyle oluşan maddi zararının tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal düzenlemeler gözardı edilerek yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/14879, K. 2016/814, 25 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama