KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/15152 E., 2016/3868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı.... aleyhine 09/09/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, evde oluşan zarara ilişkin olarak 910,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, 2.100,00 TL kira bedeli ile manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, kabul edilen kısım bakımından kararın miktar itibari ile kesin olduğu belirtilmiştir.
1086 sayılı HUMK'un 427/4. maddesi uyarınca, kararın miktar itibari ile bir taraf için kesin olduğu durumlarda, karşı tarafça temyiz yoluna başvurulması halinde, temyiz hakkı bulunmayan tarafın düzenleyeceği cevap dilekçesinde temyize ilişkin itirazlarını ileri sürmesi mümkündür.
Somut olayda, davalı aleyhine verilen hüküm, davalı yönünden miktar itibari ile kesin olmakla birlikte; davacının temyiz yoluna başvurması ile davalı için de temyiz yolu açılmıştır. Davalı şirket yetkilisi, davacı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğ tarihinden itibaren HUMK'un 433/2. maddesinde belirlenen on günlük sürede verdiği temyize cevap dilekçesinde; temyize ilişkin itirazlarını sunmuş ve fakat, mahkemece kararın kesin olduğu bildirildiğinden kararı temyiz edemediklerini belirtmiştir.
Davacının temyizi ile birlikte, HUMK'un 427/4. maddesi uyarınca; kararın davalı tarafından da temyiz edebileceği hususu davalı yana bildirilerek; kararı temyiz edip etmeyeceği konusunda açıklama yapması istenilmelidir.
Davalı tarafça kararın temyiz edilmesi halinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 434. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre gerekli harç ve giderler davalıya tamamlatılmalıdır. Tamamlanmaması halinde yedi günlük kesin süre içinde harç ve giderlerin yatırılması aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu davalıya yazılı olarak bildirilmelidir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/15152, K. 2016/3868, 24 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama