KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/15512 E., 2018/1322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vasisi ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/11/2014 gününde verilen dilekçe ile yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Mahkemece davanın, davacının aktif dava ehliyetinin yokluğu nedeni ile reddine dair verilen 16/10/2015 günlü kararın, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/02/2018 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı asil ... geldi, karşı tarafta davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa, duruşmanın bittiği bildirildi.
Dosyanın görüşülmesine geçildi. Dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun, bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır.
6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış,
değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır. Dava dosyasından, hakkında kısıtlılık kararı bulunan davacının vasisi ...'e, karar tebliğinin, yukarıda açıklanan tebligat aşamaları izlenmeksizin doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine yapıldığı anlaşılmakla, yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca, davacının vasisi ...'e gerekçeli kararın öncelikle bilinen adresine tebliğ edilerek,
sonucuna göre işlem yapılması ve kararın vasiye, "Kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş (kabul etmiş) sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği" kaydını içerir biçimde tebliğ edilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/15512, K. 2018/1322, 27 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama