İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/2710 K.2016/1572

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/09/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/11/2014 günlü…

Esas2015/2710Karar2016/1572Tarih11 Şubat 2016Okuma4 dk · 769 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2015/2710 E., 2016/1572 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

769 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/09/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı, davalının sorumluluğunda yayın yapan .... adlı internet sitesinde önceleri ismi yazılmadan sonradan ise ismi de açıkça yazılarak yayınlanan ve kendisini yolsuzlukla suçlayan haber içeriğinin gerçek olmayıp kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğunu bildirerek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalı, dava konusu haberin kaynağının ...'da.... adı altında basılan ve haftalık yayınlanan gazetenin 23-29 Mayıs 2013 tarihli sayısı olup haberin link olarak kendi sitesinden verildiğini bu nedenle husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, tekzip istemi üzerine haberi kaldırdığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalı internet sitesinde .... de yayınlanan haberden bahsedildiği, bu bilginin internet sitesinde yayınlanmasının suç niteliği taşımadığı, haberin niteliği dikkate alındığında yayınlanmasında kamu yararı bulunduğu, davacının eski bir milletvekili olması nedeniyle hakkındaki iddiaların haber değeri taşıdığı olayın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

Basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının görevi, genel yararları ilgilendiren konularda olayları doğru ve objektif olarak yansıtmak, çeşitli sorunlarda kamu oyunu düşünmeye sevk edecek biçimde tartışmalar açmak, halkı toplumsal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları hakkında bilinçlendirmektir.

Basın, halka ulaştırılmasında kamu yararı bulunan haberleri zamanında ve haberin gerektirdiği ayrıntılarla ve doğru olarak toplayıp topluma ulaştırdığında kamu oyunun serbestçe oluşumunu sağlar, kamu görevi niteliğindeki fonksiyonunu yerine getirmiş olur. Ancak basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün getirdiği ayrıcalıklar sınırsız değildir.

Anayasanın 28. maddesinde düzenlenen basın özgürlüğünün özel hukuk alanındaki sınırı Medeni Yasanın 24 ve Türk Borçlar Yasasının 58. maddelerinde anlamını bulan kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelerdir. Türk Borçlar Yasasının 58. maddesi gereğince, kişilik hakkı hukuka aykırı bir biçimde saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para isteyebilir.

Anılan maddeye göre manevi tazminatistenilebilmesi için; yayımlanan olay açıklaması ya da eleştirinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması, bu saldırının manevi bir zarar doğurması, kişilik haklarına saldırı ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesi ve yayında hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması gerekir.

Hukuka uygunluk nedenleri veya hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenler; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılıktır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haberin ya da eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkar ve artık basın sorumlu tutulamaz.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinde; herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu belirtilmekle birlikte, bu özgürlüğün kullanımının ödevler ve sorumluluklar ile yürütüleceği, ulusal güvenliğin, ülke bütünlüğünün ya da kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması, suç işlemesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması ya da yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasa ile öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabileceği düzenlenmiştir.

Davacının bir dönem milletvekilliği yaptığı yani siyasi bir kimliği olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ise internet yoluyla haber yayıncılığı yapmaktadır. Davacının siyasi kimliği nedeniyle hakkındaki haberlere ve eleştirilere karşı daha hoşgörülü olması gerekmekte ise de ifade özgürlüğü yargı içtihatları ve AİHM kararlarında değinildiği üzere başkalarının şöhret ve haklarının korunması için sınırlandırılabilir.

Somut olaya gelince, davalının internet sitesinde yayınladığı ve link vererek içeriğini benimsediği kabul edilen haber içeriğinin davacının şöhret ve kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gereklidir.

Haberde davacının adı ve soyadı açıkça yazılmak suretiyle .... Belediyesi tarafından yaptırılan hasta yakınları tesisi ihalesine aracılık etmesine karşılık altı milyonluk ikramı kabul ettiği yönünde iddiadan bahsedildiği ne var ki söz konusu iddia ile ilgili somut herhangi bir delil gösterilmediği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davalının, davacının sıfatından dolayı ona yönelik haberleri yayma hakkı var ise de haberin içeriğinde değer yargısı niteliğindeki ifadelerden farklı olarak somut olgu isnat edilmesi durumunda isnadın ispatına yönelik delilleri göstermesi, maddi gerçekliği araştırması beklenemeyecek ise de en azından görünürdeki gerçekliğe yönelik delilleri göstermesi gereklidir.

Dosya kapsamından söz konusu olgu ile ilgili adli veya idari herhangi bir inceleme olduğu anlaşılamamakta olup haberin önceden başka yayın organlarında yayınlanmış olması salt bu nedenle haberi hukuka uygun hale de getirmeyeceği gibi yayınlayan kişiyi de sorumluluktan kurtarmayacaktır.

Şu durumda, dava konusu haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunun kabulü ile uygun bir manevi tazminat ödetilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru olmamış kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/2710, K. 2016/1572, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2710
Karar No
2016/1572
Tarih
11 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/2711 K.2016/1464
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/2712 K.2016/1713
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/2713 K.2016/857
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/2713 K.2016/728
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/2713 K.2016/1573
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/2714 K.2016/1574

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.