KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/2789 E., 2016/811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğeri aleyhine 08/11/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ile davalılardan ...'ın tüm, davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, olay tarihinde davalıların çalışmakta olduğu okula geldiğini, davalı ...'ın kendisini tehdit ettiğini, diğer davalı ...'ın ise terlik fırlatarak yaralamaya teşebbüs ettiğini iddia ederek, uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar, iddiaların gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, hükmün birinci bendinde davacının, davalı ...'a yönelik davasının ispat edilemediğinden reddine karar verilmiş, ikinci bendinde ise davacının, davalı ...'a yönelik davasının kısmen kabul edilerek .. TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 15/02/2013'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, ancak davalıdan alınarak davacıya verilmesine denmesi gerekirken davalılardan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı .. 'nın 297/2. maddesinde; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu düzenlenmiştir.
Davaya konu olayda; mahkeme kararının hüküm kısmı şüphe ve tereddüt uyandırmaktan uzak ve açık olarak yazılmamış, ayrıca infazda sorun yaratır nitelikte çelişkili olarak yazılmış olup, karar bu haliyle usul ve yasaya uygun düşmediğinden bozulması gerekirse de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı .. eklenen " .. " atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı .. 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/2789, K. 2016/811, 25 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama