KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/4537 E., 2016/2787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Davacı ... adına velayeten, kendi adına asaleten ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/03/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, olay tarihinde 11 yaşında olan kızının davalının cinsel istismarına uğradığını, davalının bu eylemi nedeniyle tutuklandığını, küçüğün olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, iddia konusu eylemi gerçekleştirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu olay nedeniyle davacının ruh sağlığının etkilendiği gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir.
Dosya kapsamından; davaya konu olayla ilgili ceza davasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/15 esas sayılı dosyası ile görülmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Olay tarihi itibariyle yürürlükte olup uygulanması gereken 818 BK m. 53 gereğince, kural olarak, ceza mahkemesince verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de; verilecek mahkumiyet kararı ve belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği dikkate alındığında, ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/4537, K. 2016/2787, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama