KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/5220 E., 2016/3477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/09/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisinin .. rektörü, davalının ise .. milletvekili olduğunu, 23/08/2013 tarihinde yapılan basın açıklamasında, davalı tarafından kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının doğrudan davacının adını vererek basın açıklamasında suçlayıcı içerikli sözler söylediği, sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı, onurunu ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu basın açıklamasında söylenen sözler, eleştiri niteliğinde olup davalının değer yargısını içermektedir. .. kararlarında da değer yargılarının kısıtlanamayacağına vurgu yapılmaktadır. Konuşmanın bütünü değerlendirildiğinde kullanılan ifadeler, kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/5220, K. 2016/3477, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama