KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/5389 E., 2015/6370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm, Adalet Bakanlığı'nın istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03/04/2015 gün ve 2015/92366 sayılı yazı ile kanun yararına temyiz edilmiştir.
Haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davacı ile davalı yararına 1.500,00-TL ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilmiştir.
Davalı vekilinin tavzih istemi üzerine, mahkemenin 26/12/2014 günlü kararı ile vekili bulunmadığı gerekçesiyle davacı yararına takdir edilen avukatlık ücreti çıkartılmış; davalı yararına takdir edilen avukatlık ücreti ise 180,00-TL nispi vekalet ücreti biçiminde düzeltilmiştir.
Karar, miktar itibariyle kesin nitelikte bulunduğundan, ... Bakanlığı'nın gösterdiği lüzüm üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından: "Tavzih suretiyle hükmün değiştirilemeyeceği ve maktu ücretin altında avukatlık ücreti takdir edilemeyeceği" gerekçeleriyle, 1086 sayılı HUMK'nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istenilmiştir.
Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. (HMK m.304/1-2).
Avukatlık ücreti, hükmün eki niteliğinde olup; tavzih suretiyle değiştirilemez. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve kanun yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/5389, K. 2015/6370, 18 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama