KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2015/8317 E., 2017/4435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2017
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve aleyhine 30/10/2012 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... İlet. ve vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ... İletişim ve temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ... İletişim vevekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, şirketin temsil ve ilzama yetkili hissedarı olduğunu, 07/03/2012 günü şirket adresine hacze gelindiğini, icra memurunun borçlu şirketin olduğunu söylediğini, davacı ...'nın sözü edilen şirketin bu adreste bulunmadığını, faaliyet gösteren ve kız kardeşine ait bir şirket olduğunu belirtmesine rağmen hacze devam edildiğini, haciz tehdidi altında 8.000,00 TL'yi ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, yapılan ödemenin istirdatı isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, her iki şirketin aynı olduğunu, dava dışı borçlu şirketin davacıya ait adresi de kullandığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ...'nın davasının kabulüne karar verilmiş; davacı şirket yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; takip dosyasında davalı şirket tarafından dava dışı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine 07/03/2012 tarihinde adresine menkul haczi için gidildiği, işyeri tabelasında dava dışı borçlu şirket adının yazılı olduğu ve işyerinde borçlu
./..
-2-
şirkete ait belgelerin bulunduğunun tespit edildiği ve icra tutanağına da bu bilgilerin işlendiği, tutanığın 4. sayfasından ise davacı ...'nın borcun tamamını kabul ettiğine dair beyanda bulunarak zaptı imzaladığı ve bu kabulün sonucu olarak da borcu ödediği anlaşılmaktadır. Şu halde; davacı borcu kabul ederek üstlendiğine göre, bu davacı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış ve bu durum, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/8317, K. 2017/4435, 3 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama