İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/974 K.2016/538

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/07/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi…

Esas2015/974Karar2016/538Tarih18 Ocak 2016Okuma4 dk · 737 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2015/974 E., 2016/538 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

737 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/07/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, Adliyesinde hâkim olarak görev yaptığını, yetkili olduğu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/167 esas sayılı dosyasında davacı vekili olan davalının, 18/06/2013 havale tarihli hâkimin reddi taleplerinin gerekçeleri hakkında Mahkeme Hâkimliğine sunduğu dilekçede kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, manevi olarak üzüntüye sebebiyet verdiğini belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davaya konu dilekçede yer alan "...vekilin yetkisizliğine rağmen, mahkemeyi yönlendirmesine, her talebinin ara karar olarak yerine getirilmesine ve yargılamayı çekişmeli hale getirmesine ön ayak olmuş ...", "...bu vekilin talep ve telkinleri doğrultusunda...", "...davayı takip eden vekilin güdümünde yargılamayı sürdüren, …sayın hakim, tarafsızlığını yitirmiştir...." şeklindeki cümlelerde yargılamayı yürüten davacı hakimin hiç olmaması gerektiği şekilde karşı tarafla işbirliği yapmış, hatta tamamen karşı tarafın söylediklerini yapan birisi olarak tanımlandığı, hatta dilekçede açıkça güdümlü olduğunun yazıldığı,

hakimin tarafsızlığını yitirdiğine dair kanaatini anlatırken hakimin kişiliği ile ilgili yorum yapılarak kişilik haklarına yönelik saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

AİHM'nin 22 Nisan 2013 tarihli, 48876/08 başvuru no’lu kararında.

“İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan «bilgi» ya da «düşünceler» için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, «demokratik toplumun» onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu,

10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini...” ifade etmektedir.

AİHM 21 Mart 2002 tarihli, 31611/96 başvuru no’lu, başvurucunun yargılama sırasında kullandığı ifadelerden ötürü hakkında hakaret davası açılarak para cezasına çarptırıldığı Nikula – ... davasında, resmi görev yapan memurlara karşı kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sade kişilere göre daha geniş olduğunu, ancak bu memurların davranışlarının, tıpkı politikacılar gibi, sürekli denetim altında olacağı ve bu nedenle her türlü eleştiriye göğüs germeleri gerektiği anlamına gelmediğini, aksine görev başındaki memurların sözlü hakaret mahiyetindeki saldırılara karşı korunması gerektiğini yinelemiştir.

Bununla birlikte AİHM’e göre, bu davada hakaret içeren bir saldırı söz konusu değildir. Başvuranın temel eleştirisi, sert de olsa, savcının dava devam ederken seçtiği yöntem hakkındadır. Dolayısıyla, savcının mesleki veya diğer nitelikleri hedef yapılmamıştır. Bu nedenle AİHM’e göre, savcı bu eleştirileri hoşgörü ile karşılamalıdır.

AİHM, ayrıca, içtihadındaki sonucuna ulaşırken, ifadelerin medya önünde değil, sadece duruşma salonunda söylenmiş olduğunu da özellikle vurgulamıştır. Nitekim AİHM, göre ancak çok istisnai hallerde savunma avukatının ifade özgürlüğüne getirilen bir sınırlama kabul edilebilecektir.

Dosya içeriğinden; davaya konu 18/06/2013 havale tarihli hâkimin reddi taleplerinin gerekçeleri hakkındaki dilekçenin ....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/167 esas sayılı dosyasına sunulduğu, davacının bu mahkemenin yetkili hâkimi, davalının da anılan dosyada davacı vekili olduğu, talebin Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca kısıtlama kararı verilmesine ilişkin olup; mahkemece sağlık kurulu raporunda belirtilen demansın akıl hastalığı olmadığı, kısıtlanması istenilenin duruşmada sorulan sorulara mantıklı cevaplar verdiği gerekçesi ile davanın reddedildiği,

davacının temyizi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 2012/15176 esas, 2013/2735 karar sayılı 28/02/2013 tarihli ilamıyla, alınan sağlık kurulu raporunda adı geçenin günlük işlerini yerine getiremeyeceği, yardıma muhtaç olduğu ve diğer rahatsızlıklarının yanında hafif düzeyde demans olduğu ve dinlenmesinde yarar bulunmadığı ve vasi atanması gerektiğinin açıklanmış olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde ''Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.'' düzenlemesi yer almışsa da davanın niteliği itibariyle özel bilgiyi gerektirdiği,

Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi koşulları gerçekleşmiş olduğundan mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan ilkeler somut olay açısından değerlendirildiğinde; dava konusu dilekçe, yargılama sürecinde hâkimin seçtiği yönteme yönelik sert de olsa eleştiri olup yargılamanın uzamasına tepki niteliğindedir.

Bu nedenle hak arama özgürlüğü kapsamında mahkemeye sunulan dilekçe ile ifade özgürlüğünün sınırlarının aşıldığından söz edilemez. Şu halde davanın tümden reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/974, K. 2016/538, 18 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/974
Karar No
2016/538
Tarih
18 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/974 K.2016/591
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/979 K.2016/292
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/980 K.2016/256
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/980 K.2016/129
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/980 K.2016/220
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/981 K.2016/138

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.