KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/10470 E., 2018/6741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/05/2015 gününde verilen dilekçe ile hakaret sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının, torunu hakkındaki velayet dosyası için müvekkili ile görüşmeye geldiği esnada müvekkiline hakaret etmesi nedeniyle müvekkilinin manevi olarak yıprandığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, ceza davası sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanan ceza davasında dinlenen tanık beyanları ve oluş esas alınarak manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ceza Mahkemesince, her ne kadar davaya konu edilen olay nedeniyle davalı cezalandırılmış ve hakkında verilen ceza kararı için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları mahiyeti itibariyle hukuk hâkimini bağlamaz.
Toplanan tüm deliller değerlendirildiğinde; davalı tarafından davacıya yönelik ve davaya konu edilen sözlerin sarfedildiği hususu sübuta ermemiştir. Şu halde, mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının manevi tazminata yönelik isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabul edilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/10470, K. 2018/6741, 7 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama