İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/10863 K.2017/2523

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 08/09/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Esas2016/10863Karar2017/2523Tarih4 Mayıs 2017Okuma8 dk · 1.513 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2016/10863 E., 2017/2523 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.513 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 08/09/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2016 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili ve diğer davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 18/04/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı asil ... ile vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Davalılardan ... Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, taksirle yaralama eylemi nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, ... Jandarma Komutanı olarak görev yaptığı dönemde, davalı ... tarafından yapılan yol çalışması sırasında patlayıcı madde kullanılması nedeni ile Kaymakamlık tarafından çevre emniyetinin sağlanması amacıyla görevlendirildiğini, yapılan çalışma sırasında belediye görevlileri tarafından tedbirsiz ve dikkatsiz davranılması nedeniyle patlama sırasında fırlayan taş parçasının kafasına isabet etmesi sonucunda yaralandığını belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalılar ise, taraflarına bir kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı ... bir kamu tüzel kişisidir. İşlem ve eylemleri kural olarak kamusal nitelik taşır. Davalı ... Başkanlığınca alınan encümen kararı doğrultusunda yapılan yol çalışması sırasında zarara uğranıldığı savunulduğuna göre; istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir. İdare’nin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı.

İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Mahkemece, yargı yolu bakımından davalı ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2-Davalılardan ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da; bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.

Davaya konu edilen olayda; belediye başkanı olan davalı ...'in, görevi sırasında ve görevinden dolayı davacıyı zarara uğrattığı ileri sürülmektedir. Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13/1. maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; davalıya husumet tevcih edilmesi doğru değildir.

Mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, davalı ... hakkında davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile işin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

3-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının ve davalılardan ...'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

4-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi ( 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi ) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Dava konusu olayda, davacının yaralanma derecesi, olayın gelişim biçimi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

5-Davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

21/03/2007 tarihinde meydana gelen dava konusu olayda, davacı davasını 08/09/2008 gününde ikame etmiş ve 27/01/2016 tarihinde ıslah yolu ile maddi tazminat isteğini artırmıştır. Davalı, ıslaha karşı süresinde ve usulüne uygun biçimde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesi gereğince haksız eylem nedeniyle açılacak tazminat davaları bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ne var ki, aynı Yasanın 60/2. maddesine göre, davalının bedensel zarara yol açan eyleminin suç teşkil etmesi durumunda (uzamış) ceza zamanaşımının uygulanması gerekir.

Dava konusu eylem suç niteliğindedir. Bu durumda, 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesi ve Türk Ceza Yasası'nın 89. ve 66/1-e. maddesi uyarınca olayda uygulaması gereken zamanaşımı süresi 8 yıldır. Diğer yandan; gelişen zararın olması durumunda bu gelişmenin son bulduğu tarihte davacı zararını öğrenmiş olacağından bu tarih sürekli işgücü kaybı oranının belirlendiği rapor tarihi olarak kabul edilmelidir.

Somut olayın 21/03/2007 tarihinde meydana geldiği ve 27/01/2016 ıslah tarihi itibari ile 8 yıllık (uzamış) ceza zamanaşımı süresi dolduğu anlaşılmakla birlikte, sürekli işgücü kaybına ilişkin raporun davacı tarafından 21/02/2014 günü tebliğ alınmış olduğu gözetildiğinde bu tarihten itibaren 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen haksız eylem zamanaşımı süresi bir yıl da dolduktan sonra ıslah dilekçesi verildiği görülmektedir.

Açıklanan nedenlerle, ıslahla istenen miktarın zamanaşımını nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yerinde olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Başaknlığı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yararına, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yararına BOZULMASINA, davacının ve davalılardan ...'ın diğer temyiz itirazlarının ise (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davacı yararına takdir olunan 1.480,00.-TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara, davalı ... yararına takdir olunan 1.480,00.-TL duruşma avukatlık ücretinin de davacıya yükletilmesine ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 04/05/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava taksirle yaralama eylemi nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

... Jandarma Komutanı olarak görev yapan davacı, davalı ... tarafından yapılan yol çalışması sırasında patlayıcı madde kullanılması nedeni ile kaymakamlık tarafından çevre emniyetinin sağlanması amacıyla görevlendirildiğini, yapılan çalışma sırasında belediye görevlileri tarafından tedbirsiz ve dikkatsiz davranılması nedeniyle patlama sırasında fırlayan taş parçasının kafasına isabet etmesi sonucu yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Davalı ... bir kamu tüzel kişisidir. Eylem ve işlemleri kural olarak kamusal nitelik taşır. Bu nedenle bu davalı yönünden yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği konusundaki bozma nedenine ve yaralama derecesi dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğu konusundaki bozma nedenine katılmakla birlikte, diğer bozma nedenlerine katılmıyorum.

Şöyle ki;

1-Davacı, dava dilekçesinde davalıların kişisel kusuruna dayanarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunda da davalılardan ...'in ve ...'ın %10'ar oranında kişisel kusuru tespit edilmiştir. Kamu görevlileri, görev sırasında salt kişisel kusurlarına dayanan eylemlerde kişisel olarak sorumludur.

Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13/1 maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalıların kendilerine rücu kaydıyla idare aleyhine açılabileceğine ilişkin düzenlemeler, haksız eylemi gerçekleştiren kamu görevlisine karşı doğrudan tazminat açmaya engel değildir.

Zarar görenler isterse, doğrudan kişisel kusurlarından dolayı haksız eylemi gerçekleştiren kamu görevlisine karşı tazminat davası açabilecekleri gibi, isterlerse devlete karşı da açabilirler.

Somut olayda davacı, davalıların kişisel kusuruna dayanarak dava açtığından pasif husumet yokluğu nedeniyle bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

2-Davalı ... 'nın zamanaşımı def'i konusundaki temyiz itirazları bakımından ise yaralamaya konu olay 21/03/2007 tarihinde meydana gelmiş, dava 08/09/2008 tarihinde açılmış, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı B.K.'nın 60. maddesine göre dava 1 yıllık yasal süresi içinde açılmıştır. Bilindiği üzere haksız eylemlerde dava zamanaşımı süresi zarar ve failin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda 10 yıldır. Eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi durumunda ise ceza zamanaşımının uygulanması gereklidir.

Dava konusu eylem aynı zamanda suç teşkil etmektedir. O halde uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gereklidir. Burada uzayan zamanaşımı süresi bir yıllık süredir. On yıllık genel zamanaşımı süresi yine geçerliliğini korumaktadır. Davacı zarar ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir yıl yerine sekiz yıl içinde davasını açabilir. Fakat bu süre olay tarihinden itibaren 10 yılı geçemez.

Davacı iş gücü kaybı oranını Adli Tıp Kurumunun raporunun tebliğ edildiği, 21/02/2014 tarihinde öğrenmiş, zarar miktarını ise 09/11/2015 tarihli rapor ile öğrenmiştir. Uzamış ceza zamanaşımı süresi yani 8 yıllık süre ise 09/11/2015 tarihinden itibaren işlemeye başlıyacaktır. HGK'nın 2014/4-896 esas, 2016332 karar sayılı kararında ve Dairemizin bir çok kararında da bu ilke kabul edilmiştir.

Kabule göre iş gücü kaybı onanını öğrendiği 21/02/2014 tarihi zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul edilmiş olsa bile 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi de henüz dolmamıştır. Bu nedenle davalıların temyiz itirazlarının reddi ile maddi tazminata ilişkin hükmün davalı ... ile Muhsin Eriş yönünden onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun bu konulardaki bozma kararına katılmıyorum. 04/05/2017

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/10863, K. 2017/2523, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10863
Karar No
2017/2523
Tarih
4 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/10863 K.2017/3986
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/10864 K.2017/2574
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/10867 K.2017/4960
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/10870 K.2017/5656
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/10875 K.2017/6576
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/10875 K.2017/5986

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.