İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/11446 K.2016/10743

Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/11/2015 tarihli, 2013/920 esas ve 2015/838 sayılı kararına karşı, davalı ... vekili 06/01/2016 tarihli dilekçesiyle adli yardım talepli olarak temyiz talebinde bulunmuştur.

Esas2016/11446Karar2016/10743Tarih2 Kasım 2016Okuma4 dk · 886 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2016/11446 E., 2016/10743 K.

Karar tarihi
2 Kasım 2016
Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

886 kelime·4 dk okuma

Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/11/2015 tarihli, 2013/920 esas ve 2015/838 sayılı kararına karşı, davalı ... vekili 06/01/2016 tarihli dilekçesiyle adli yardım talepli olarak temyiz talebinde bulunmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce 18/04/2016 tarihli 2016/3879 esas 2016/5985 sayılı kararla, davalının adli yardım talebinin reddine, temyiz harcının tamamlanması için dosyanın geri çevrilmesine hükmedildiğinden mahkemesince, temyiz talebinde bulunan davalı ... vekiline "eksik yatırılan temyiz harcı ve yargılama giderlerinin tamamlanması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağına" dair 27/06/2016 tarihinde muhtıra tebliğ edilmiş, adı geçen davalı 01/07/2016 tarihli dilekçesiyle adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz etmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesince 18/04/2016 gün, 2016/3879 esas ve 2016/5985 sayılı ile "Davalı vekilinin adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davalının, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığı..." gerekçesiyle adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karar davalıya 27/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından 01/07/2016 tarihli dilekçe ile HMK'nın 337/2 maddesinde belirtilen bir haftalık süre içerisinde itiraz edilmekle, itirazının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, 12/11/2015 tarihli ve 2013/920 esas, 2012/828 sayı ile, "Davanın kabulüne, ...alınması gereken 93.851,09 TL harçtan davacı tarafça dava başında peşin olarak yatırılan 23.462,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 70.388,29 TL harcın davalılardan alınmasına..." karar verildiği, keza temyiz eden davalı ...'a, 10/06/2016 tarihli muhtıra ile 20.162,91 TL nispi temyiz harcının yatırılması, aksi halde temyiz hakkından vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edildiği anlaşılmaktadır.

Hükmü temyiz eden davalının, her ne kadar dosya içindeki tapu kayıtlarına göre dava konusu Kaplıca Mah. 1003 ada 4 nolu parselin paydaşı olduğu görünse de, dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma işlemi yapıldığı, bedel olarak Rize Belediye Başkanlığı tarafından depo edilen 1.325.000,00 TL' ye mahkemece tedbir

konulduğu ve dava kesinleşinceye kadar devamına karar verildiği, ayrıca davalının temyiz dilekçesi ekine kendisi ve eşi aleyhine çok sayıda icra takibi bulunduğuna ilişkin belge eklediği anlaşılmaktadır.

Harç, kamu kurum ve kuruluşlarının sunduğu hizmetlerden yararlananlardan, bu yararlanmaları karşılığı alınan bedeldir. Kamu hizmetlerinin genel ilke olarak ücretsiz sunulması esas olmakla birlikte sunulan kamu hizmetinden harç alınıp alınmayacağı kanunla düzenleme yapılmak şartıyla kanun koyucunun takdirindedir.

Yargı hizmetleri de, şüphesiz kamu kurumlarının sunduğu en önemli hizmetlerden birisi olup Anayasa'da yargı hizmetlerinin devletin harç alma yetkisi dışında tutulduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla kanun koyucu, yargı hizmetlerinin karşılığında bundan yararlananlardan harç alınması biçiminde bir düzenleme yapmak yetkisine sahiptir. Ancak bu düzenlemenin Anayasa'nın 36/1 ve AİHS'in 6/1. maddelerinde korunan "mahkemeye erişim" hakkını ihlal etmemesi gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bunun için belli kriterler benimsemiştir. Buna göre AİHM;

a) Harcın miktarının makul olması,

b) Harcın alınmasında haklı bir amacın olması,

c) Ulaşılmak istenen amaç ile harç arasında orantı olması,

ç) Ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adlî yardım sisteminin olması kriterlerini dikkate almaktadır. (Tolstoy-Miloslavsky/İngiltere, 13.6.1995, No: 18139/91; Kreuz/Polonya, 18.6.2001, No: 28249/95; Bakan/Türkiye, 12.6.2007, No: 50939/99; Ülger/Türkiye, 26.6.2007, No: 25321/02).

Nitekim Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2011/54 esas, 2011/142 sayılı kararında da aynı hususlara değinilerek, "harç miktarının makul olması, harç alınmasında haklı bir amacın bulunması, ulaşılmak istenen amaç ile harç miktarı arasında orantı olması,

ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin varlığı"nın bulunması gerektiğine ödeme gücü olmayanlara etkili adlî yardım sağlayacak bir sistemin öngürülmemiş olması ve yargılama giderlerinden muafiyet sağlayan adlî yardım düzenlemesinin yapılmaması ile hukukumuzda adlî yardıma ilişkin tek düzenleme olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanmasını sağlayacak herhangi bir atfın bulunmaması nedenleriyle kanun yolu başvurularında harç alınabileceği kuralının ödeme gücü olmayanlar bakımından mahkemeye erişim hakkını engelleyecek nitelikte olduğu gerekçelerine yer verilmiştir.

Özellikle kararın temyizi aşamasında oldukça yüksek miktarda karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan kaldırılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde sözü edilen adil yargılama hakkının ihlali niteliğindedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/10000 esas, 2010/30626 karar sayılı kararında, “Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni onaylamış olup, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yargı yetkisini de kabul etmiştir. Anayasa'nın 90. maddesinde, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamaz (Ek cümle: 07.05.2004-5170 S.K./7. mad). Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. "

şeklinde kurala yer verilmiştir. Böyle olunca, adil yargılama hakkının ihlal edilmemesi bakımından somut olayda davalılara adli yardım hakkı sağlanması gerekmektedir.” tespitinde bulunmuştur.

Ayrıca yargılama neticesinde, HMK'nın 339. maddesi uyarınca adli yardım talebinde bulunan taraftan alınması gereken harç, haksız çıkan taraftan alınabileceğinden, bu konuda bir kamu zararının da oluşmayacağı göz önüne alınmalıdır.

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, adli yardım talebinde bulunan davalının, dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma bedeli olarak Rize Belediye Başkanlığı tarafından depo bedele mahkemece tedbir konulması ve dava kesinleşinceye kadar da tedbirin devamına karar verilmesi, davalının kendisi ve eşi aleyhine çok sayıda icra takibi bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, 20.162,91 TL nispi temyiz harcının yatırılmasının istenilmesi ile birlikte yatırmaması durumunda temyiz talebinden vazgeçmiş sayılması, adil yargılanma hakkının ve bu kapsamda mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin adli yardım talebinin reddine ilişkin kararına itirazının HMK'nın 337. maddesi gereğince KABULÜ ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18/04/2016 tarihli ve 2016/3879 esas ve 2016/5985 sayılı kararının kaldırılmasına, davalının adli yardım talebinin kabulüne, kesin olmak üzere 02/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/11446, K. 2016/10743, 2 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11446
Karar No
2016/10743
Tarih
2 Kasım 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/11446 K.2016/13843
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/11446 K.2016/22238
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/11446 K.2016/7487
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/11447 K.2016/10147
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/11447 K.2016/9167
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/11448 K.2016/10148

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.