İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/11831 K.2018/7106

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/07/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/04/2016 günlü kararın…

Esas2016/11831Karar2018/7106Tarih19 Kasım 2018Okuma4 dk · 829 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2016/11831 E., 2018/7106 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

829 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/07/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; müvekkili ile davalının 2010 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını, 2008 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin anneye bırakıldığını, davalının ilk olarak 2011 yılında ...

Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak, müvekkilinin çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla şikayetçi olduğunu, yapılan soruşturma neticesinde davalının iddiasını destekleyen hiçbir delil ve emareye ulaşılamadığından takipsizlik kararı verildiğini, davalının aynı yıl müşterek çocuk ile babanın şahsi münasebetinin kaldırılması istemiyle açtığı davanın da reddedilip Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, bu süre zarfında davalının İstanbul’a taşınıp koruma kararı alarak adresini gizli tutup çocukla babanın görüşmesini engellediğini, davalının bu kez 2013 yılında aynı iddiayla ...

Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet üzerine müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalının 2014 yılında yine aynı iddiayla eş zamanlı olarak hem Aile Mahkemesine başvurarak çocukla babanın kişisel münasebetinin kaldırılmasını talep ettiğini, hem de...

Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, ısrarla sürdürülen iddiayı destekleyen hiçbir delil ve emare bulunmadığını, davalının sırf kızını babasıyla görüştürmemek ve uzaklaştırmak gayesiyle bir babaya atılacak en çirkin iftirayı atmak suretiyle müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğini belirterek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; dört beş yaşlarındaki bir çocuğun istismar olgusunu uyduramayacağını, müvekkilinin 2011 yılından beri zorlu bir hukuk mücadelesi verdiğini, iftira atan bir kimsenin bu denli bir ısrarla bu mücadeleyi sürdüremeyeceğini, müvekkilinin kaçması ve diğer davalarda da adresini gizli tutma çabasının dahi tek başına gerçeklerin ifadesi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davalının çocuğunun, babası ile görüşmesi sonrası hareketlerinden ve davranışlarından şüphelenerek, çocuğun söylediğini iddia ettiği beyanlarla Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunmasının annelik içgüdüsünün doğal bir sonucu ve anayasal hakkı olduğu, davalının çocuğunun istismara uğradığı inancıyla babadan uzaklaşmak maksadıyla İstanbul’a taşınarak, aynı iddialarla yine şikayette bulunmasının ise bu inancı hukuken de kanıtlama isteğinde bulunduğunun bir göstergesi olduğu,

çocukla babanın şahsi münasebetinin kaldırılmasına yönelik iki ayrı mahkemede açtığı davaların ise yine annenin inandığı iddia nedeniyle çocuğunu babadan uzak tutma çabası olduğu, babanın çocuğa cinsel istismarda bulunduğu kastedilmeksizin davalı annenin, babanın çocuğuna istismarda bulunduğu inancıyla şikayet hakkını yasal sınırlar içinde kalarak kullanmasının, Anayasal hakkı kötüye kullandığını gösteren bir neden olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasa'nın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK’nın 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Dosya kapsamından; davalı annenin, davacı babayı ısrarla 3 kez müşterek çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığına şikayet etmesi, bu şikayetlerin tümünün kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek sonuçlanması, çocukla baba arasındaki şahsi ilişkinin kaldırılması için 2 kez Aile Mahkemesine başvurarak açtığı davaların da red kararıyla sonuçlanması ve Yargıtayca onanarak kesinleşmeleri karşısında, davalının şikayetlerinin haksız olduğu anlaşılmaktadır. Şikayet hakkı davalı tarafından kötüye kullanıldığından, davacının kişilik hakları ile davalının şikayet hakkı arasındaki çatışan yararlar dengesi, davacı aleyhine bozulmuştur.

Şu halde mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/11831, K. 2018/7106, 19 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11831
Karar No
2018/7106
Tarih
19 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/11833 K.2018/7196
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/11836 K.2018/6983
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/11837 K.2018/15248
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/11839 K.2018/9315
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/11840 K.2018/14503
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/11840 K.2018/6619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.