KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/11835 E., 2018/8170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/04/2010 gününde verilen dilekçe ile ateşli silah ile kasten yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, ateşli silahla yaralanma sonucu uğranılan zararın tazmini nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından ateşli silahla kasten yaralanmış, bu nedenle bir çok ameliyat geçirmiş, sakat kalmış, uzun süre hastanede yatmak zorunda kalmış, fiziki iş gücünü yitirmiş ve ruh sağlığı bozulmuş olup bu nedenle uğradığı zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3.Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan rapora göre davacının geçirmiş olduğu ateşli silah yaralanmasına bağlı arızası sonucunda %44.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği anlaşılmıştır. Söz konusu veriler doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre de davacının işten güçten kalma tazminatının 6.360,08 TL, maluliyet tazminatının ise 139.253,21 TL olduğu hesaplanmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporu sonrasında yerel mahkemeye davacı tarafından ibraz edilen ıslah dilekçesi ile dava değeri 145.613,28 TL’ye çıkartılmıştır. Ancak davacı ıslah dilekçesinde artırılan bakiye maddi tazminata faiz yürütülmesi talebinde bulunmadığı halde mahkemece talep aşılarak ıslah tarihi olan 01/12/2015'ten itibaren ıslah dilekçesi ile artırılan bakiye maddi tazminata faiz yürütülmesine karar vermiştir. Talep olmadığı halde ıslah dilekçesi ile artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/11835, K. 2018/8170, 19 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama