KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/12754 E., 2018/7640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/10/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalının müvekkillerinin içinde bulunduğu araca av tüfeğiyle ateş ettiğini, olay sebebiyle davacıların panik yaşadıklarını ve psikolojik olarak etkilendiklerini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, süresinde verilen cevap dilekçesi ile olayın gerçekleştiği tarih dikkate alındığında davacıların tazminat taleplerinin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; davalının, davacıların içerisinde bulunduğu araca 31/08/2005 tarihinde tüfekle ateş etmesi sebebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/7 esas sayılı dosyası ile silahla tehdit ve mala zarar verme suçu sebebiyle yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca; haksız fiilden doğan zararın tazminine ilişkin davalar, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde haksız eylem tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Eğer eylem, ceza kanunları uyarınca daha uzun zaman aşımı süresi bulunan cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş ise ceza zaman aşımı süresi uygulanır.
Şu halde, davaya konu olayın 31/08/2005 tarihinde gerçekleştiği ve işbu davanın 14/10/2015 tarihinde açılmış olduğu dikkate alınarak yasada öngörülen ceza ve genel zaman aşımı süresi dolmuştur. Bu sebeple davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/12754, K. 2018/7640, 5 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama