KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/1347 E., 2016/7631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat .. tarafından, davalı ... aleyhine 04/07/2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, ... İşletme Yönetmeliği'nin '' .. '' 47. maddesi uyarınca tahakkuk eden alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek, ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yerel mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İcra takibine konu edilen alacak kalemlerindeki miktarlar alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden ve tazminat tutarı belirgin (likid) olmadığından, olayda uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Yerel mahkemece, açıklanan yön gözetilmeyerek, davalının icra inkar tazminatı ile de sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/1347, K. 2016/7631, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama