KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/13747 E., 2018/8053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/07/2014 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Kanun'a dayalı rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/11/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, 2330 sayılı Kanun’a dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı tarafından yaralanan dava dışı polis memuruna 2330 sayılı Kanun gereğince tazminat ödendiğini belirterek kurumca ödenen tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, söz konusu tazminatın ödenmesinde davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalının nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eyleminin 24.05.2013 tarihinde gerçekleştiği, davacı idarenin ise 08.05.2014 tarihli Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile karar tarihindeki verilere göre belirlenen nakdi tazminatı yaralanan dava dışı polis memuruna ödediği anlaşılmaktadır.
Haksız eylem sonucu oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalının sorumlu tutulacağı tazminat miktarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir. 2330 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek Devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalıya rücu edilemez. Davacı idarenin, davalıdan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat miktarından davalının sorumlu olmasını gerektirmez.
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının sorumluluğunun olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre yaptırılacak hesaplama doğrultusunda belirlenmesi gerekirken, bu konuda bilirkişi raporu alınmadan komisyon kararı tarihinde yürürlükte bulunan katsayılara göre hesaplanan miktar üzerinden, davanın istem gibi kabul edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/13747, K. 2018/8053, 17 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama