KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/15298 E., 2019/853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 31/12/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, haksız eylem sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının davalılardan ... ile evlenmek isteğini diğer davalılar ... ve ...’a bildirerek evlilik öncesi yirmi bin Türk Lirası ve dört adet ... burması bileziğin davacı tarafından davalılara verdiğini, davalıların evlilikten vazgeçmesi üzerine nişan hediyelerinin iade edilmediğini belirterek nişanın bozulması sebebiyle manevi tazminat ve nişan hediyelerinin iade edilmemesi sebebiyle maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesine karşın mahkemece, davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde maddi tazminat talepleri bakımından “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” ve aynı tarifenin 10. maddesinde manevi
tazminat talepleri bakımından “Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. ” denilmektedir.
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği dikkate alınarak yukarıda açıklanan düzenlemelere aykırı olarak davalı lehine tek vekalet ücreti takdiri usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan HMUK'un 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/15298, K. 2019/853, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama