KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/15317 E., 2019/301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Davacı ... Telekomünikasyon AŞ vekili Avukat ... Yalçinkaya tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 26/08/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosya kapsamından; davalılardan ...’a gerekçeli kararın ve davacının temyiz dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi hükümlerine göre tebliğ edildiği ancak bu tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı yasa ile eklenen 2. fıkraya göre; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Yine Tebligat Kanunu'nun aynı yasa ile değişik 35/2. maddesine göre; adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği "ve" adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde bu maddeye göre tebligat yapılır.
Davalılardan ... adına gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesi doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Yukarıda belirtilen düzenlemeler uyarınca adı geçen davalının mernis adresi tespit edilerek, gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesinin bu adrese usulünce tebliğ edilip (önce normal tebligat çıkartılıp, iade halinde "mernis adresi" olduğu belirtilerek Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca tebligat yapılması) temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/15317, K. 2019/301, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama