KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/155 E., 2016/4293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar-karşı davacılar ... ve diğerleri aleyhine 12/12/2007-03/01/2008 günlerinde verilen dilekçeler ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacılar ..., ... ve .. tüm, davalı-karşı davacı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı- karşı davacı ...'in diğer temyiz itirazına gelince;
Asıl ve karşı dava haksız fiil nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Bozma sonrasında Mahkemece; asıl dava yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın karşı davacı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer karşı davacıların davalarının reddine karar verilmiş, hüküm; davalı- karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı .. gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu edilen olayda; olayın gelişimi, davalı- karşı davacı ...'in ayak parmaklarında kırık oluşacak şekilde yaralanması ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/155, K. 2016/4293, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama