KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/15660 E., 2017/1179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... ve ... aleyhine 17/10/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/07/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 25/12/2013 tarihli .... Haber Gazetesi'nde yer alan davalıların gerçek dışı ifadeleri ile kendisine hakaret edildiğini iddia ederek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtip, istemin reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davalılar hakkında ..... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/95 esas sayılı dosyası ile basın yoluyla hakaret suçundan ceza davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi beklenmeli, varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/15660, K. 2017/1179, 27 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama