KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/15944 E., 2019/788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 02/10/2012 gününde verilen dilekçe ile çocuğa eziyet yapma, cebir, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; davalıların müvekkil ...’i kişi hürriyetinden yoksun bıraktıklarını, eziyet ettiklerini, yapılan ceza yargılaması sonucunda mahkumiyetlerine karar verildiğini, davalıların bu eylemleri nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek, uğramış oldukları manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalıların ceza mahkemesince mahkumiyetlerine karar verildiği, davacı ...’e yönelik kişi hürriyetinden yoksun bırakma ve eziyet eylemlerinin davalılar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, davacıların manevi tazminat talebinde haklı oldukları gerekçesiyle manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde; ''Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir'' şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dosyanın incelenmesinde; gerekçeli kararın hüküm bölümünün 2 nolu fıkrasının ‘’b’’ ve ‘’d’’ bentlerinde aynı eyleme ilişkin davacı ... lehine iki kez ayrı ayrı hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yukarıda gösterilen kurallar gözetilmeksizin infazda tereddüt oluşturacak şekilde aynı eyleme ilişkin iki kez ayrı ayrı hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/15944, K. 2019/788, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama