KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/16356 E., 2019/955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/01/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin avukat olduğunu ve davalının boşandığı eşinin vekili olarak görev yaptığını, açılan tapu iptali tescil davası sonucunda taşınmazın davalı adına olan kaydının 1/2’sinin eski eşi adına tesciline karar verildiğini, kiracının tahliyesi için ... 1. İcra Müdürlüğü vasıtasıyla taşınmaza gidildiğini, tahliye işlemi tamamlandıktan sonra davalının icra memurunu iterek zorla eve girdiğini ve davacıya saldırdığını, tehdit ve hakaret içeren söz ve davranışlarla davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, uğranılan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacı ve davalının 25 yıllık bacanak olduklarını, ... 'deki konutun da sulh olunarak davalı tarafından eski eşine verildiğini, davacının tarafsız olması gerekirken, davaya ve tahliye işine bizzat bakmış olması nedeniyle aralarında sorunlar yaşandığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kişilik haklarına saldırı bulunduğu tespit edilmiş ve davacının miktar konusundaki istemi fazla bulunmasına rağmen olayın oluş biçimi göz önüne alındığında reddedilen miktar üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmeyeceği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut davada, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiğine göre, davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davacı yararına hükmedileni geçmemek üzere, reddedilen tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu durum gözetilmeksizin yersiz gerekçe ile davalı yararına vekalet ücreti verilmemesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/16356, K. 2019/955, 25 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama