KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/1658 E., 2017/8563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/01/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1537-2011/377 sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığını, yargılama sırasında verilen gözetim kararı nedeniyle 21 gün hastanede kaldığını, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini, bu olay nedeniyle çalışamadığını, çevrede ve toplum içerisinde küçük düşürüldüğünü beyanla maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, şüpheli veya sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespitinin yasal bir zorunluluk olduğu, gözlem altına alma kararının hastanenin talebi doğrultusunda alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
01/06/2005 günü yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 7. bölümünde ''Koruma Tedbirleri nedeni ile Tazminat'' konusu düzenlenmiştir.
Kanun'un 141. maddesinde devletten istenebileceği öngörülen maddi ve manevi tazminat eylemlerinin kapsamı belirlenmiş, aynı Kanun'un 142/2. maddesinde ise ''İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesinde ve eğer o yer Ağır Ceza Mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir Ağır Ceza Mahkemesi yoksa, en yakın yer Ağır Ceza Mahkemesinde karara bağlanır.'' biçimindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Ancak, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6/1. maddesinde de Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141 ile 144. maddelerinde yer alan düzenlemelerin 01/06/2005 gününden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
Dosya kapsamından; yerel mahkemece, gözlem altına alma işleminin 01/06/2005 gününden sonra gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın Ağır Ceza Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddedilmesi gerekirken, davanın esastan incelenerek karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/1658, K. 2017/8563, 21 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama