KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/16885 E., 2017/348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda mahkemece kurulan hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ na eklenen geçici 4/2. maddesi uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın reddine dair 17/12/2012 gün, 2012/312 esas, 2012/61 karar sayılı ilk kararı, Dairemizin 02/07/2013 gün, 2012/8504 esas, 2013/12716 karar sayılı ilamı ile; ".... davacının ismi açıkça belirtilmese dahi, davalı beyanlarına tarihi de verilerek dayanak gösterilen şikayetçi...'nun soruşturma dosyasındaki 17/07/2007 tarihli ifadesinde davacının isminin açıkça zikredilmesi ve davalının konumu gereği beyanlarının basında geniş yer bulması karşısında; davacının kişilik haklarına hukuka aykırı olarak saldırıda bulunulduğu, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece; davaya konu edilen açıklamalarda, davacının adı geçmediği gibi orta zekadaki bir kişinin yapılan açıklamalardan davacının kast edildiğini anlamasının da mümkün olmadığı, matufiyet unsurunun gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesi ile önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; davalının davaya konu edilen beyanlarında davacının ismini zikretmediği, matufiyet unsurunun ve kişilik haklarına saldırının gerçekleşmediği açıklanan nedenlerle direnme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen geçici 4/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/16885, K. 2017/348, 19 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama