KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/2106 E., 2017/7673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Davacılar ...'e velayeten ... ve ... vekilleri Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 19/12/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davalı ...'nin 26/05/2005 tarihinde davacı küçük ...'ne karşı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğini, davalı ...'nin bu eyleminden dolayı yargılanarak ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/11/2013 tarih ve 2010/158 esas, 2013/203 karar sayılı ilamı ile mahkum olduğunu, mahkumiyet kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini belirterek, uğranılan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davacıların dava dilekçesinin sonuç istem bölümünde faiz talebinde bulunmamış olmalarından dolayı faiz ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, davacılar vekili tarafından verilen 20/12/2006 havale tarihli dava dilekçesinde, her ne kadar dilekçenin sonuç kısmında faiz talebinde bulunulmadığı görülse de, davanın konusu kısmında olay tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşılmakla, sonuç kısmında faiz talebinin tekrarlanmamış olması faiz talep edilmediği anlamına gelmeyeceğinden mahkemece kabul edilen tazminat miktarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle faiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan HMUK'un 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/2106, K. 2017/7673, 28 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama