KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/2865 E., 2017/8661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/11/2014 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 12/11/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkili ile davalının aynı işyerinde çalıştıklarını müvekkilinin muhasebe memuru, davalının ise muhasebe müdürü olduğunu, olay günü davalının davacının yanına gelerek çalışma arkadaşlarının içinde “Hata istemiyorum, hatasız yapmayı öğreneceksin, buda kulağına küpe olsun” şeklinde sözler söyleyip kulağını çektiğini, bu nedenle ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonunda ceza aldığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; alınan kesin hekim raporuna göre davacının haksız eylem nedeniyle ameliyat olması gerekmediği anlaşıldığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise, davalının ceza mahkemesinde mahkumiyetine karar verilmesi ve tanık beyanları esas alınarak kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının, davada kendisini avukat ile temsil ettirdiği anlaşılmaktadır. Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği halde, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı lehine kabul edilen manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/2865, K. 2017/8661, 25 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama