KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/2890 E., 2018/568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 22/01/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalılardan ... yönünden esastan reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 25/11/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ..., ..., ..., ... vekilleri ve davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1) Dosya içeriğinden, davalılardan ... tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 1 yıldan fazla hapis cezasına mahkum olup, cezasının infazına başlanılmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/668-1367 sayılı ilamı ile yasal kısıtlılık hâli nedeniyle davalıya ...’ün vasi olarak atanmasına karar verildiği, gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesinin ise davalı vasisine tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat ...’ın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenmelidir. Vekaletname ibraz edilmezse gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesi davalı vasisine tebliğ edilerek, temyiz süresinin beklenmesinden sonra dosyanın gönderilmesi için mahalline çevrilmesi gerekmiştir.
2)Davalılardan ... tazminat davası bitmeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiş ve vasisine gerekçeli karar 11/01/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kısıtlının cezaevi aracılığı ile 02/12/2015 tarihinde kararı temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/2890, K. 2018/568, 6 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama