İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/3988 K.2018/1033

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/09/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2015 günlü…

Esas2016/3988Karar2018/1033Tarih19 Şubat 2018Okuma6 dk · 1.236 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2016/3988 E., 2018/1033 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.236 kelime·6 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/09/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanı olarak görev yaptığını, aynı müdürlükten emekli bir memur olan davalının, emekli olduğu tarihten bu yana çeşitli kurum ve kuruluşlara müvekkili hakkında pek çok şikayette bulunduğunu, müvekkili ve diğer birtakım çalışan hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/164357 numaralı soruşturma dosyasındaki “Genel Müdürlük ve taşra birimlerinde eski mafya bozuntusu ... ve ekibinin adamları ile işbirliğinde olup, personel atamaları yaptığı, hatta yetkilendirdiği,

sene içinde kafasına göre iki tayin hatta on gün arayla tayin yapıp, Devletten hiçbir eşya bile taşımadan, harcırah ve yolluk almalarının sağlandığı, böylece kurumun zarara uğratıldığı, ayrıca bazı personelin kimisi 8 ay kimisi 1 yıldan fazla hastalığı olmadığı halde raporlu olup insan kaynakları daire başkanlığınca idare edilip, kollanıp kayrılmakta olduğu, hatta teşvik edip ödüllendirildikleri, hiçbiri hakkında incelemede bulunulmadığı, konunun araştırılmadığı,

sahte belgelerle ilgili banka şubesinden para çekildiği” şeklindeki iddiaları nedeniyle soruşturma yapılmak üzere Genel Müdürlükten "izin" istenildiğini, ancak verilmediğini, davalının soruşturma izni verilmemesi kararına yönelik itirazının da reddedildiğini, davalının aynı iddialarla Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, ...

Vergi Dairesi Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa da başvurduğunu, davalının asılsız ithamları ve iftiraları nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının zarar gördüğünü ileri sürerek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Davalı, Kurumda yapılmış ve yapılmaya devam eden hukuksuz işlemlere ilişkin olarak ...

Vergi Dairesi Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına şikayette bulunarak elindeki bütün bilgi ve belgeleri paylaştığını, Vergi Denetim Kurulunun şikayetini dikkate alarak konunun değerlendirilmesi için Sağlık Bakanlığı ve BDDK’ya şikayetin birer örneğini gönderdiğini, Vergi Denetim Kurulu ve Sağlık Bakanlığının müfettiş ve denetçi görevlendirdiğini, bu soruşturma ve incelemelerin sonucunun beklenmesi gerektiğini, Devletin vergi ve gelir kayıplarına karşı çıktığı ve ayrıca işin organize bir iş olduğunu düşündüğü için istemeyerek üslupta sert bir söylem kullanmış olabileceğini belirterek,

davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece, dosyanın kalınlığı ve iş yoğunluğu gerekçeleriyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalının şikayetleri üzerine davacı hakkında soruşturmalar yapıldığı, raporlar düzenlendiği, ancak davalının şikayet hakkını kullanırken baştan davacıyı suçlayıcı ve

mahkum edici nitelikte ifadeler kullanarak şikayet hakkını kötüye kullandığı ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, ancak şikayette kullanılan kelime ve ifadeler, tarafların görevi, disiplin soruşturma raporunda ortaya çıkan davacının usulsüz ve kanunsuz hareketleri ile hak ve adalet ilkesinin de dikkate alındığı gerekçesiyle, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü. Anayasa’nın 36. maddesinde.

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır.

Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasa'nın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama,

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş

ve hukuka aykırılığı açıklanmış, 25. maddesinde, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı, BK’nın 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez.

Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalının ihbarıyla Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının inceleme başlattığı, konunun değerlendirilmesi için bu başvuruyu Sağlık Bakanlığına ve BDDK’ya da bildirdiği, ilk aşamada ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/164357 sayılı soruşturma dosyasında görevi kötüye kullanma suçundan davacı ve dava dışı iki memur hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle 06/08/2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu arada Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin incelemelerinin devam ettiği, Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişi ...’ün düzenlediği 27/08/2013 tarihli raporda.

2008-2013 yılları arasında davalının şikayetinde bildirdiği Ziraat Bankası ...

Şubesi tarafından Türkiye Hudut ve Sahiler Sağlık Genel Müdürlüğüne sağlanan 9.319.189,11 TL'lik maaş dışı banka promosyonunun kurum bütçesine kaydedilmeden ve hiçbir mevzuata bağlı kalınmadan bütçe disiplini dışında harcanması neticesinde, şahsi, kamusal olmayan kullanımlara meydan verildiği, hatta toplama, sahte fatura ve fişlerle ve üçüncü şahısların harcamalarının kurum harcaması gösterilmesi gibi yöntemlerle kamu görevlilerince çıkar birliği içindeki kişilere maledildiğinin tespit edildiği, raporun bir örneğinin Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesi yönünde rapor tanzim edildiği, davalının bu soruşturmanın ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/122860 sayılı dosyada devam ettiğini ve dosyanın celbi gerektiğini dosyaya beyan ettiği, ancak Mahkemece bu soruşturma dosyasının incelenmek üzere dosyaya getirtilmediği, yine Sağlık Bakanlığı Sağlık Denetçileri tarafından düzenlenen raporda ise, İnsan Kaynakları Daire Başkanı olan davacının, kurum paralarının nemalandırılması karşılığında elde edilen maaş dışı promosyonu usulsüz harcadığı, harcanmasına sebebiyet verdiği ve kurum zararına neden olduğu, ihalede görevdeki yetkisini kötüye kullandığı,

Genel Müdürlüğe ait araçları (eski İdari ve Mali İşler Daire Başkanı ile birlikte) usulsüz olarak kullanmak suretiyle kamu zararına sebebiyet verdiği, görev yeri ve ikametgahı değişmediği halde yersiz olarak sürekli görev yolluğu düzenleyerek usulsüz harcırah aldığı, davacının personel hastalık izin ve raporlarını dikkatli takip etmeyerek, personelin fazladan izin kullanmasına sebebiyet verdiği, davacının bu fiilleri nedeniyle halihazırda mevcut daire başkanlığı görevinden alınarak, çalıştığı genel müdürlük dışında kadro ve derecesine uygun başka bir göreve atanmasında kamusal fayda görüldüğü,

davacının usulsüz harcamaları nedeniyle görevi ile ilgili olarak çıkar sağladığı anlaşılmakla, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasının uygun görüldüğü, tazmin yönünden kamu zararının diğer sorumlularla birlikte davacıdan tahsiline karar verildiği, Sağlık Bakanlığının bu konularda davacı hakkında soruşturma izni verdiği anlaşılmaktadır.Dosya kapsamından, yukarıda özetlenen davacının usulsüz işlemlerini tespit eden raporların davalının şikayetleri üzerine düzenlendiği, bir başka deyişle dava konusu şikayet dilekçesinde yer alan iddiaların idari makamlarca soruşturulduğu ve mesnetsiz olmadığının tespit edildiği,

Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca vergi müfettiş raporunun bir örneğinin gerekli soruşturmanın yapılması için ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine de karar verildiği ve 2013/122860 soruşturma numarasını aldığı, böylece şikayet için yeterli emarenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi uyarınca.

“Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” Somut olay, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir.

O nedenle, bilirkişi düşüncesine başvurulması maddeye açık aykırılık oluşturmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Ancak şikayette emare olduğu esasen mahkemenin de kabulündedir.Şu halde, davanın tümden reddi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/3988, K. 2018/1033, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3988
Karar No
2018/1033
Tarih
19 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3988 K.2018/2728
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3989 K.2018/2727
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3990 K.2018/2736
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3991 K.2018/1525
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3992 K.2018/2520
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3994 K.2018/1654

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.