KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/4020 E., 2016/6406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Gazete Dergi Basım A.Ş. ve diğeri aleyhine 15/04/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 20/11/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu ulusal gazetede yayınlanan yazıların kişilik haklarını ihlal ettiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin genel yetki kuralı gereği davalıların yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalıların yetki itirazı kabul edilerek, dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 25/son maddesine göre; davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesine göre ise; haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
Dava konusu olayda; davacı, kişilik haklarının saldırıya uğradığını iddia ettiğine göre, davayı kendisinin veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde veya haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açabilir. Bu konuda seçimlik hak davacıya tanınmış olup, yayının yapıldığı Takvim Gazetesi'nin davanın açıldığı yerde de dağıtıldığı tartışmasızdır.
Mahkemece davacının seçimlik hakkını haksız eylemin gerçekleştiği yer mahkemesinde dava açmak sureti ile doğru kullandığı gözetilerek yetki itirazı reddedilip işin esasının incelenmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/4020, K. 2016/6406, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama