KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/4032 E., 2018/1662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/09/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı iddiasıyla manevi tazminatın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptalinin istenmesi üzerine, mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/05/2015 günlü kararın, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı vekili, davalının beyanlarına dayanılarak yapılan, Hürriyet Gazetesi'nin 25/07/2013 tarihli, "Malları Üzerine Geçiriyormuş" başlıklı gazete haberi ile internet sitesinde paylaşılan aynı konudaki haber içeriğinin gerçeği yansıtmadığını; habere konu edilen davalıya ait beyanlarda davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden ifadeler yer aldığı, manevi zararın giderimi için girişilen icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davalı, adı geçen gazeteci ile röportaj yapmadığını ve tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının iddialarının emare ve olgulara dayanmadığı, eleştiri sınırının aşılarak davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın tarafları, yazılı ve görsel medyada sık sık yer almaları nedeniyle kamuoyu tarafından bilinen ve tanınan kişilerdir. Davaya konu röportaj-haber içeriğinde, davacı ile eşi dava dışı Kemal Gülman'ın, boşanma davalarına dayalı mal paylaşımıyla ilgili hususların yeniden gündeme getirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, olayın oluş şekli ve söylenen sözlerin, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/4032, K. 2018/1662, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama