KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/4177 E., 2018/8407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/04/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/10/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ile davalı arasında evlilik birliği devam ederken birliktelik yaşandığını ve davalının müvekkiline hakaret ettiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının, davacının eşinin evli olduğunu bilmesine rağmen birliktelik yaşadığını ve bu durumun davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 31. maddesinin başlığı Hakimin davayı aydınlatma ödevi olup, madde metninde, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir”, hükmü düzenlenmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalının birden fazla eylemine dayanarak manevi tazminat isteminde bulunmuş olmakla birlikte davalının hangi eylemi için ne miktarda tazminat talep edildiği hususu açık değildir. Şu halde; yukarıda açıklanan kanuni düzenleme de dikkate alınarak davacının hangi eylem sebebiyle ve her bir eylem için ne miktarda talep ettiği hususunun tarafa izah ettirilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/4177, K. 2018/8407, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama