KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/4196 E., 2018/1458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/02/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayetten kaynaklı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 14/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalının, müvekkili hakkında hakaret iddiasıyla şikayette bulunduğunu, davacının bu nedenle yargılandığını ve beraat ettiğini, açılan dava nedeniyle toplum önünde küçük düşürüldüğünü belirterek uğradığı manevi zararının tazmini isteminde bulunmuştur.Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; gerek cezai gerekse disiplin kovuşturmaları değerlendirildiğinde; davacı hakkında yeterli emare olmadan yapılan şikayetin kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğu değerlendirilerek manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.818 sayılı Borçlar Kanunu 49 maddesi (Türk Borçlar Kanunu 58 maddesi) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/4196, K. 2018/1458, 1 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama