KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/4666 E., 2018/642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 07/08/2015 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Kanun'dan kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/02/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Aynı maddenin, 6099 sayılı Kanun ile eklenen 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanunun 21. maddesinde ise muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemler ve bu kapsamda 21/1 maddesinde muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, 21/2 maddesinde ise mernis adresine tebligat usulü düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenlemeler kapsamında tebligatın öncelikle bilinen en son adrese çıkartılması, bu adreste tebliğ edilemeyerek iade edilmesi halinde ise mernis adresine çıkartılması gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinde, davalılar ... ve ...’un bilinen en son adreslerine çıkartılan ve iade olunan bir tebligat bulunmadan, gerekçeli kararın doğrudan mernis adreslerine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/4666, K. 2018/642, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama