KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/4673 E., 2019/163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/12/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, ancak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına, davacının manevi tazminat talebi üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanarak hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Şu durumda, mahkemece, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3 maddesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı şekilde nispi vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/4673, K. 2019/163, 17 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama