KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/5058 E., 2016/10198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/04/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 02/02/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına ise hangi talep için verildiği belirtilmeden 6.950,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Vekâlet ücretinin ne şekilde takdir edileceği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde düzenlenmiştir. Kural, vekâlet ücretinin nispi verilmesidir. İstisnaları ise tarifede sınırlı şekilde sayılmıştır.
Maddi tazminat isteminin zamanaşımı nedeni ile reddi hali istisnalar arasında yer almamaktadır. O halde maddi tazminat istemi yönünden nispi vekalet ücreti verilmelidir. Ancak manevi tazminat için durum farklıdır. Tarifenin 10/3. maddesinde yer alan düzenleme nedeni ile istemin tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirlenecektir.
Mahkemece bu düzenlemeler dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK'un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/5058, K. 2016/10198, 19 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama