KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/5720 E., 2018/3116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Davacı Orman Genel Müdürlüğüne ... Kızılcahamam İşletme Müdürlüğü vekili Avukat ...tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 09/03/2012 gününde verilen dilekçe ile Orman Kanunu'na muhalefetten kaynaklanan maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, Orman Kanunu’na muhalefetten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; olay tarihinde orman bölmelerinin sürüldüğünün tespit edildiğini, sürenin davalılardan ..., sürdürenlerin ise diğer davalılar ... ve ... olduğunu, bu davalıların sundukları tapu senetlerinin orman tahdit sınırları içerisinde kalmasından ötürü hukuki değerlerinin bulunmadığını belirterek, uğranılan maddi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/268 esas, 2015/490 karar sayılı dosyasında, davalılar ... ve ... hakkında davaya konu eylemleri nedeniyle kesinleşmiş orman kadastrosu içerisinde işgal ve faydalanma suçundan yapılan yargılama sonucunda; suçun sübut bulduğu gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiği ve halen kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
818 sayılı BK'nın 53. maddesi (6098 sayılı TBK' nın 74. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın kararının kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/5720, K. 2018/3116, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama