KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/6174 E., 2016/9419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/11/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/11/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, köy ihtiyar heyetince verilen idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı köy tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, iptal edilen bir idari para cezasının takibi için ilamsız icra takibi yapılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacak tutarı olan .. TL'nin %20 tutarı olan .. TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı köy tüzel kişiliği tarafından, davalı aleyhine 02/10/2009 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takibe konu idari para cezasına davalı tarafından 20/10/2009 tarihinde .. nezdinde itiraz edildiği ve 21/07/2010 tarihli karar ile idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiği, kararın 27/10/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İİK'nın 67/2. maddesinde; “İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Davacı alacaklı aleyhine, bu maddede düzenlenen tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyetli olması gerekmektedir. Davacı köy tüzel kişiliğinin icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/6174, K. 2016/9419, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama