KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/6565 E., 2016/10275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar .. A.Ş. ve diğeri aleyhine .. gününde verilen dilekçe ile yedieminlik görevinin sona erdiğinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine dair verilen .. günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yedieminlik görevinin sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı - alacaklı .. A.Ş. tarafından diğer davalı - borçlu .. A.Ş. aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı - borçlu şirkete ait menkullere haciz konulduğunu, müvekkilinin davalı - borçlu şirkette müdür olarak çalışmakta iken şirketten istifa ettiğini, kendisine yediemin olarak bırakılan malzemelerin davalı - borçlu şirketçe kullanıldığını ve satıldığını belirterek yedieminlik görevinin sona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının icra dairesine verdiği dilekçe ile yedieminlik görevinden istifa ettiğinden yeni yediemin atanması talep ettiği, icra dairesinin bu talebi reddettiği, ret kararından sonra icra dairesinin işlemine karşı şikayet yoluna başvurmadan dava açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibariyle bir tür tespit davasıdır. Davacının genel mahkemelerde yedieminlik görevinin sona erdiğinin tespitini istemesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle işin esası incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/6565, K. 2016/10275, 20 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama