KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/6674 E., 2018/2669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/10/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Şu durumda, mahkemece, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 maddesi uyarınca 480 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı şekilde nispi vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK’nun 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/6674, K. 2018/2669, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama