KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/7687 E., 2019/3917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Davacı ... Bakanlığı (Emniyet Genel Müdürlüğü) vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 02/05/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyanın UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde, davalı ...'ın uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmeden önce kısıtlandığı ve vesayet altına alındığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 43 ve 513. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekaletin, gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulacağı hükümleri uyarınca Avukat ...''ın, hakkındaki cezanın infazına başlanılmasından itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil etme yetkisi kalmayacaktır.
Bu durumda davalı ...'a Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği ve aynı Kanun'un 471. maddesindeki "Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesi ile kendiliğinden ortadan kalkar" hükmü uyarınca davalının hapis halinin devam edip etmediği araştırılmalı, hapis halinin devam ettiğinin belirlenmesi durumunda, vasi tayin edilmemiş ise öncelikle bu eksiklik tamamlattırılmalı ve avukatın davalının vasisinden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir. Vekaletname verilmezse mahkeme gerekçeli kararı ve davacı temyizi davalı ... vasisine tebliğ edilmeli ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/7687, K. 2019/3917, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama