İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/8590 K.2018/7061

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 08/04/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair…

Esas2016/8590Karar2018/7061Tarih15 Kasım 2018Okuma5 dk · 955 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2016/8590 E., 2018/7061 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Kasım 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

955 kelime·5 dk okuma

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 08/04/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız şikayet ve kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, amca ve kardeş olan tarafların iş nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu, davalıların gereksiz yere müvekkilleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, buna müteakip Ceza Mahkemesinde hakaret ve tehdit suçundan yargılandıklarını, mahkemenin tüm müvekkilleri hakkında beraat kararı verdiğini, her iki davalının müvekkili ...'ye karşı hakaret ve tehdit suçunu işlemesi sebebi ile haklarında cezaya hükmedildiğini, müvekkilleri hakkında bu tarzda bir davanın açılması ve sanık sıfatı ile yargılanmaları ve ayrıca müvekkili ...'ye karşı hakaret ve tehdit suçunu işlemeleri ve bunun mahkeme kararı ile de hükme bağlanmasının müvekkillerini manevi olarak yıprattığını belirterek oluşan manevi zararın tazminini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, ceza dosyasında davacılardan ...'nin davalı ...'ye karşılıklı hakaret ettiğinin hüküm kısmında yer aldığını, kendi eyleminden kaynaklanan nedenlerle bir de manevi tazminat istenmesini anlayamadıklarını, davanın bu davacı yönünden esasa girilmeden reddinin gerektiğini, davacılar ve davalıların kardeş ya da 1. dereceden akraba olduklarını, karşılıklı olarak birbirleri aleyhine 50 'ye yakın dava ikame ettiklerini olayda karşılıklılık ilkesinin mevcut olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, olay günü davalı ...'nin davacı ...'ye sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, davalı ...'nin de davacı ...'yi silahla tehdit ettiği, davalıların, davacılar ... ve ...'nin kendilerine hakaret ve tehdit ettiği iddiası ile Cumhuriyet Savcılığına şikayetçi oldukları haklarında yapılan yargılama sonunda davalıların hakaret ve tehdit suçlarını işlemedikleri sabit olduğundan beraatlerine karar verildiği, bu şekilde davalıların haksız şikayette bulundukları, davalıların bu eylemlerinin davacılarda elem ve ızdırap oluşturduğu manevi şahsiyetine zarar verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

1-Davalıların davacılardan ...'ye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı ..., davalılardan ...'nin hakaret ve davalı ...'nin silahla tehdit eylemleri ile ceza mahkemesinde yargılanarak beraat ettiği gerekçesiyle de haksız şikayet iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Haksız eylem oluşturan fillerin ve faillerinin ayrı olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda; mahkemece hakaret eylemi nedeniyle davalı ..., tehdit eylemi nedeniyle de davalı ... yönünden manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekir.

Ayrıca davalıların davacı ...'ye yönelik şikayetleri üzerine davacı hakkında hakaret ve tehdit eylemlerinden yargılama yapıldığı, yargılama neticesinde de davacı ...'nin davalı ...'ye yönelik hakaret eylemi karşılıklı kabul edilerek ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, tehdit eyleminden dolayı ise hakkında yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği anlaşılmakla davalıların bu davacıya yönelik şikayetlerinin haksız olmadığı gözetilerek davacı ...'nin haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemi de reddedilmelidir.

2-Davalıların, davacılar ... ve ...'ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacılar ... ve ..., davalıların şikayeti üzerine haklarında ceza yargılaması yapıldığı ve yargılama neticesinde beraatlerine karar verildiğini iddia ederek haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasa'nın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz.

Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalılar gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir.

Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Dava konusu olayla ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/135 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; kardeş olan ... , ... , ... ve dava dışı ...'nin "... İl Fidanlığı"nı birlikte işlettikleri, kardeşler arasında ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının bulunması nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, olay günü tarafların karşılıklı eylemleri nedeniyle şikayetçi oldukları ve davacılar hakkında hakaret ve tehdit iddiaları nedeniyle ceza yargılaması yapıldığı, yargılama neticesinde adı geçen davacılara isnat edilen hakaret ve tehdit suçu ile ilgili olarak beraatlerine karar verildiği ve bu kararların Yargıtay 4. Ceza dairesi tarafından temyiz incelemesinde onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu haliyle, davacıların eylemleri ile ilgili olarak iddianame düzenlendiği ve ceza davası açıldığı yapılan yargılama neticesinde beraatlerine karar verildiği anlaşılmakla yeterli emarenin bulunduğu, davalıların davacılara yönelik şikayetinin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı anlaşılmakla istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Bu yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen kararın yukarıda (1) ve (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/8590, K. 2018/7061, 15 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/8590
Karar No
2018/7061
Tarih
15 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/8592 K.2018/10326
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/8595 K.2018/11913
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/8597 K.2018/13421
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/8599 K.2018/8546
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/8601 K.2018/11988
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/8608 K.2018/6887

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.