KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/8750 E., 2018/5980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/09/2012 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Kanun'a dayalı rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/02/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, 2330 sayılı Kanun’a dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının dava dışı polis memurunu yaralaması nedeniyle 2330 sayılı Kanun gereğince dava dışı polis memuruna tazminat ödendiğini belirterek ödenen tazminatın rücuen tahsili istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davalı yararına reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan HMUK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/8750, K. 2018/5980, 8 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama