KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2016/8772 E., 2017/1782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 14/03/2016 gün ve 2015/5617 - 2016/3244 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, Dairemizin 14/03/2016 gün ve 2015/5617-2016/3244 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Davalı, tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Davacı, davalının kendisi hakkında tehdit ve şantajla cinsel saldırı suçunu işlediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğunu, yargılandığını ve hakkında beraat kararı verildiğini belirterek, bu süreçte uğradığı zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, elil yetersizliğinden beraat kararı verildiğini, bunun şikayeti haksız hale getirmeyeceğini iddia ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, beraat kararının hiçbir zaman şikayet hakkının kişilik haklarına zarar verecek şekilde hukuka aykırı kullanıldığının ölçüsü olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyizi üzerine de Dairemizce; ceza yargılaması ile şikayete konu olguların gerçek olmadığı, bu durumda hak aramadan söz edilemeyeceği, aksine salt zararlandırma amacının söz konusu olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yapılan incelemede; davalının suç duyurusunda bulunması sonucu davacı hakkında kamu davası açıldığı, ayılı ilamı ile verilen beraat kararının da sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, davalının şikayet hakkını kullanması bakımından yeterli emarenin varlığı benimsenmeli, saptanan olgular ışığında, davalı yönünden hukuka uygunluk nedeninin gerçekleştiği kabul edilmelidir. Mahkeme de bu ilkeler doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir.
Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup kararın onanması gerekirken bozulmuş olduğundan davalının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin 14/03/2016 gün ve 2015/5617-2016/3244 bozma kararı kaldırılmalı ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre karar onanmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2016/8772, K. 2017/1782, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama